CHP’li Oğuz Kaan Salıcı, kamuoyundaki kaygılar için ‘haksız ve anlamsız’ denilemeyeceğini söyledi: Seçimde paramiliter tehlike

  • ‘Paramiliter gruplar devreye girebilir’ dendi. Biz SADAT’ın önüne neden gittik? Bize gelen bilgiler de var. Demokratik sistemi sokakta bulmadık. Paramiliter grupları da akıllarının ucundan dahi geçirmesinler.’
  • ‘2002’de nasıl zorluk çıkarılmayıp iktidar teslim edildiyse bu iktidar devrinin de kimsenin burnu kanamadan gerçekleşmesi için çabalıyoruz. Ama hakkımızı da yedirmeyeceğiz, uysal koyuna saymasınlar bizi.’ 

CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetiminden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı. 

– Seçim güvenliğine yönelik çalışmalar ne durumda?

Sandık güvenliği çalışmalarına iki yıl önce başladık. Bir; ‘seçim ne zaman olursa olsun sandıklarımızı belirlemeliyiz, iki; eksik mahalle temsilcileri varsa bunlar belirlenmeli. Üç; üyemiz olmayan köylerde üye kazalım ki sandığa sahip çıkılsın’ diye genelge gönderdik parti örgütlerimize. Okullarda bilişim sorumluları ve olası bir sıkıntıya karşı avukatlar olacak. Meseleyi başından itiraz sürecine kadar planlıyoruz. 

– Üyenizin olmadığı köy kaldı mı?

Bu, hem örgütlenme çalışması hem de sandık güvenliği çalışması. Üye olmayan köy kaldı ama hepsiyle ilgili çalışma yapıldı. Üyenin olmadığı köyde de bir arkadaşımız sandık başında görevlendirildi.  Zaten süreç devam ediyor.

– Görevli bulunmayan sandık var mı?

Bu canlı bir organizma sabah aldığınızda başka akşam aldığınızda başka bir rakam çıkar. Bir ilçemizde 2018’e göre örneğin bin sandık var. ‘2023 için temsilci ver’ diyoruz. Liste hazırlanıp sisteme yükleniyor. Dana sonra o arkadaşları arıyoruz, ‘2023’te görevlisiniz, haberdar mısınız?’ diye soruyoruz. Diyelim ki bin kişi 800’e düşüyor. O gün rapor alırsanız 200 sandık boş. İlçe başkanının sisteme yüklediği gün rapor alırsanız sandık dolu. Bunu düzenli takip etmezseniz öyle seçime gidilir. Sandık listeleri seçim kurullarına verilecek, onlar kesinleşecek, kesinleştikten sonra dahi bunu yapacağız. Onun için yedeklerimiz var. Seçim günü sandığa gidemeyecek olanın yerine yedek arkadaşımız devreye girecek. İttifak partilerimiz de var, onlarda kendilerine düşeni yapıyorlar. Bizim amacımız bir sandığın başında muhalefetten, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını destekleyen ya da oyun atıldığı şekliyle çıkmasını isteyen arkadaşların olabildiğince fazla olmasını sağlamak.  

– Doğu masası çalışmaları seçim sürecini nasıl etkiledi?

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da önceki seçimlerde yüzde 2 oy aldığımız yerler var. Bu bize yakışmaz. Bu nedenle çalışmalarımızı oraya yoğunlaştırdık. İktidar olacağız ama Türkiye’nin belirli bir bölgesinde temsiliyetiniz olmazsa eksik olur. Yalnız seçime yönelik değil iktidar olduktan sonra da devam edecek bir çalışma. Çalışmaların batı illerine de yansıdığını göreceğiz. Örneğin İstanbul’a göç ile gelmiş bir seçmen grubu var. Ağrı’da çalışma yaptığınızda yankısını batıdan alıyorsunuz.

– Kendi memleketinden değil de büyükşehirlerden aday olan isimler her seçim eleştirilir. Bu tercihin nedeni büyükşehirlerdeki iç göç mü?

Ben Adıyamanlıyım. İstanbul il başkanlığı yaptım. İstanbul bir metropol, herkes var. İzmir, Ankara benzer şekilde. Buralarda meseleye kimin nerede doğduğu üzerinden değil kimin nerede doyduğu üzerinden bakmalı. İç göç 1950’lerden beri Türkiye’nin bir gerçeği. Doğru yönetilemedi, hep oy deposu gibi bakıldı ama benim söylediğim akrabalık bağının getirdiği bir şey. Yani ben Ağrı’da bir arkadaşa dokunuyorum, o diyor ki ’Ben ikna oldum CHP iyi şeyler yapıyor’. Bir hafta sonra onun amca oğlu İstanbul’dan temas ediyor. O teması da İstanbul örgütü yapıyor. Bunu örgütlü yürütmek önemli.

‘ADAY ADAYLARI SAYISI ARTTI’

– Bu çalışmaların sonucunda somut olarak ne gördünüz?

2018’de Diyarbakır’dan adaylık için 17 başvuru olmuş, 2023 için 37, Urfa 16 iken 69, Antep 30 iken şu an 148 başvuru, Ağrı’daki 5 başvuru 19’a yükselmiş. Van’daki 8, 20’ye, Hakkari’deki 3, 8’e çıkmış. Bu yaptığımız çalışmaların ete kemiğe bürünmeye başladığını gösteriyor. Doğu, güneydoğu illerinde CHP 2018’e göre ciddi bir zıplama yapacak. 

– Toplumda ‘oylar çalınacak’, ‘iktidar verilmeyecek’ gibi bir kaygı söz konusu. Tehlike görüyor musunuz?

Bu kaygılar ‘haksızdır, anlamsızdır’ diyemeyiz. ‘Seçim yapmayacak bunlar’ kaygısı vardı, seçimin tarihi 14 Mayıs. ‘Kazansanız dahi seçimi size vermeyecekler’ vardı, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi bunun iyi bir örneği. Seçim sonucuna tahammül edemedi, seçimi yeniledi ama bu ülkenin demokrasi tarihinin ve siyasi olgunlaşmasının sonucu olarak vatandaş sıkı bir tokat attı. Bu seçimde böyle şeylere tevessül etmemelerini sağladı aslında. Bir ara ‘paramiliter gruplar devreye girebilir’ dendi.

‘SADAT’IN ÖNÜNE NEDEN GİTTİK’

– Böyle bir ihtimal var mı?

Toplumdaki kaygılardan biri buydu. Biz SADAT’ın önüne neden gittik. ‘Böyle bir şeye tevessül etme kardeşim’. Bize gelen bilgiler de var. Biz Türkiye’deki demokratik sistemi sokakta bulmadık. Mücadele ile kazandık. Paramiliter grupları da akıllarının ucundan dahi geçirmesinler.

– Size gelen bilgiler neler?

Duyumlar var. Bazen kamuoyunda yorumcular da ifade ediyor. Biz, şeffaf bir seçimin olduğu, insanımıza yakışan bir olgunlukta 2002’de Adalet ve Kalkınma Partisi sandıktan çıktığında nasıl zorluk çıkarılmayıp iktidar teslim edildiyse kimsenin burnu kanamadan bu iktidar devrinin gerçekleşmesi için caba gösteriyoruz. Sokak hareketlerine ya da toplumda kaygı yaratacak hareketlere soğukkanlı biçimde yaklaşıyoruz. Seçim sürecini zedeleyebilecek, tartışmalı hale getirebilecek bir sürecin içinde olmayacağız ama hakkımızı da kimseye yedirmeyeceğiz. Uysal koyuna saymasınlar bizi.

‘SALDIRANLAR BELLİ TUTUKLANAN YOK’

– Seçime giderken ki süreçte provokasyon öngörüyor musunuz?

Seçime giderken ki siyaset ikliminin de güvenli olması lazım. Gazetecilerin, aydınların, televizyon programlarının girişinde ve çıkışında… Kimin yaptığı belli, hedef gösterenler belli ama tutuklu yok. Bu da seçim güvenliği meselesidir. Seçime, kutuplaşmanın olmadığı bu tür saldırıların gerçekleşmediği ortamda gidilmesi seçimin daha rahat bir ortamda olmasını sağlar. 

– Muharrem İnce ile görüşmede siz de vardınız görüşmenin amacı neydi?

Diğer siyasi partilerle de görüştük. Bu görüşmeler devam edecek. Sayın Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi parlamenter sisteme geçirmek için doğru bir kişi olduğunu, son birkaç yılda Millet İttifakı’nın yaptığı siyasi çalışmaları anlatıyoruz. Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olduğunda sürprizle karşılaşmayacaksınız. Ne yapmamız gerektiğini ve ne yapacağımızı masadaki tüm liderlerin imzasıyla açıkladık. Sayın İnce’ye yapılan ziyaret de bu çerçevede.

‘ÇEKİLME BEKLENTİSİYLE GİTMEDİK’

– Muharrem beyin çekilmesine yönelik bir beklenti var mıydı? Kemal bey çıkışta Halil İbrahim sofrası ifadelerini kullandı… 

Öyle bir beklentiyle gitmedik. Bu düzenin eziyet eden bir düzen olduğunu söylüyoruz. Çabamız, saray düzeninin değişmesi için en geniş toplumsal mutabakatın oluşması. Altılı masanın ortaya çıkma nedenlerinden biri bu. Halil İbrahim sofrası derken bu toplumsal mutabakat ne kadar genişlerse bundan memnuniyet duyarız. 

– Üstü kapalı bir davet miydi?

Halil İbrahim sofrası herkese yapılmış bir davet. Sadece bizim gibi düşünenler gelsin demiyoruz. Bu düzen değişikliği bizim gibi düşünmeyenlerin de ihtiyacı olan bir değişiklik. Her konuda anlaşmak zorunda değiliz. Yapmaya çalıştığımız da Halil İbrahim sofrası da odur. 

– Muharrem beyin adaylığı Millet İttifakı’nı nasıl etkileyecek?

Bu demokratik bir yarış. 4 aday var. Bu koşullar altında seçimin birinci turda kazanılması için kampanyamızı yürüteceğiz. 

– Anket yaptırıyor musunuz?

Seçim süreci de kampanya süreci de sandık güvenliğinde olduğu gibi yaşayan bir organizma. Anketlerdeki trend önemli. Bir partiyi yüzde 40 gösteriyor. Anlık bir durum seçmen davranışını değiştirebilir. Anketlerden yararlanılır ama ona bakarak siyaset yapılmaz. Bundan sonraki süreçte kendi görüşümüzü anlatan bir pozitif kampanya yürüteceğiz.

‘İLK TURDA KAZANACAĞIZ’

– Kemal bey açısından trend nasıl?

Gayet iyi. Biz bu seçimi birinci turda kazanacağız. 

– O zaman Muharrem beyin adaylığının etkisi olmayacak mı?

Biz mutabakatın genişlemesini isteriz. Çünkü seçimi yüzde 65 ile kazanmak varken neden yüzde 51 ile kazanalım. Ciddi bir toplumsal dönüşüm olsun. 

– Listelerde son durum nedir?

Birinci önceliğimiz düzenin değişmesi. Bunun iki ayağı var. Bir parlamentoda güçlü olmak iki cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak. Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmazsanız düzen değişmiş olmaz. Cumhurbaşkanlığı seçimine odaklanırken parlamentoyu da göz ardı etmeyen bir çalışma yapmamız lazım. İttifak içinde olduğumuz partilerin daha fazla milletvekili çıkarmasını sağlayacak bir süreç yürütüyoruz.

‘MERKEZ YOKLAMASI YAPACAĞIZ’

– Listeler nasıl belirlenecek?

İttifak sürecinin ve görüşmelerin henüz devam ediyor olması nedeniyle ön seçim yapamıyoruz. Merkez yoklaması ile belirlenecek. Arkadaşlarımız başvuru yapıyor, örgütlerimizin görüşleri alınacak. Başvurular genel merkezde değerlendirilecek. Diğer partilerle yapılan görüşmeler de sonuçlandırılacak ve listeler oluşturulacak. 

– Cumhur İttifakı partileri seçime kendi logolarıyla gireceklerini duyurdu…

24 saatin uzun olduğu, birbirine zıt kararların alınabildiği bir döneme girdik. Oradaki gelişmeler de etkileyecek. 

– İttifakınızda ilk kez seçime girecek partiler var, nasıl bir yöntem izlenecek?

O konularda bir netleşme olmadı. Bu siyasi partilerin kendi kararları. ‘İttifakın içinde logomla gireceğim’ ya da ‘ittifakın içinde ittifak yapacağım’ denebilir. Ama ben bu kararların sonucuyla ilgileniyorum. Verilen karar o partinin siyasi tercihi açısından kendi takdiri olabilir ama bizim parlamentoda daha fazla vekil çıkarmamız sonucuna ulaşıyor mu tarafından meseleye bakıyorum. Biz ülkeyi yönetirken parlamento ile cumhurbaşkanının rahat çalışabileceği bir sürecin olmasını önemseriz. 

– Hangi formül ile daha çok vekil çıkarıyorsunuz peki?

Formül çok. Bunları kendi aramızda konuşuyoruz. Bu bizim ortak kararımızdan çok her partinin kendi alacağı pozisyonu netleştirmesi ve ondan sonra konuşmamızı gerektirecek bir şey. Tüm opsiyonlar masada. Biz bu konuda ‘şuna açığız buna kapalıyız’ diye yaklaşmıyoruz. Masada mutabakat varsa ve bu artı yaratıyorsa o konuyu konuşmaya hazırız.

– Bazı isimlerin CHP listelerinden girmesi tepki çekmez mi?

İsimlerle meşgul değiliz. Biz daha çok siyasi partiler arasındaki görüşmeleri yürütüyoruz. 

– MYK’da aday adayı olmayan isimler oldu, neden?

Arkadaşlarımız iktidar olduğumuzda yürütmede görev alacaklar. 

– Siz almayacak mısınız?

Bu bizim tek başımıza yapacağımız bir planlama değil. Sayın genel başkanımız da görüş ifade eder, partide arkadaşlarımız kendi içinde konuşur. İktidar olduğunuzda partinin yetişmiş kadrolarıyla yöneteceksiniz. İttifakta olan diğer siyasi partiler de böyle yapacaklardır. CHP’de çok geniş bir kadro var. Bir kısmı hükümet tarafına geçecek, bir kısmı parlamentoda olacak, bir kısmı da partide. Süreç devam ediyor. Başka arkadaşlarımızın da yürütmeye geçmek ya da yürütmede görev almak için milletvekili listesine başvuru yapmasına rağmen çekildiğini ya da bu nedenlerle milletvekili listesine konmadığını görebiliriz. 

‘ORTAK NOKTALARIMIZI ÖN PLANA ÇIKARIYORUZ’

– 3-6 Mart süreci ve Yavuz Ağıralioğlu’nun İYİ Parti’den istifasının nasıl bir etkisi oldu?

Yaşanmasın isterdik ama yaşandı. İttifakın bu süreçten toplum nezdinde güçlenerek çıktığını düşünüyorum. Bize yönelik sürekli ‘masa yürümez’ deniyordu. Masayı oluşturan partilerin liderleri birbirlerinin görüşlerine saygı duyan insanlar. Ortak noktalarımızı ön plana çıkarmaya çalışan bir iş yapıyoruz ki bu Türkiye siyasetinde yapılmadığı için bazı kesimler bunu garipsiyor olabilir. Önümüzdeki Türkiye’yi bu ortaklaşma ile kuracağız. 

– Cumhur İttifakı’nın HDP eleştirisine ne dersiniz?

‘HDP destek vermeyeceğiz’ deseydi de Cumhur İttifakı diline dolayacaktı. Onlar kendi işlerine baksınlar.

‘TÜYLERİM DİKEN DİKEN OLDU’

– HÜDA PAR’ı duyduğunuzda ne düşündünüz?

Tüylerim diken diken oldu. Benim kuşağım 90’ların o sıkıntılı dönemlerini, Beykoz’daki villaya yapılan operasyonu, domuz bağı ile öldürülen, kazdıkça daha fazla cesedin çıktığı evleri gördü. Siyasi sonuçlarını Cumhur İttifakı hesap ediyor herhalde. Ya da katlanacaktır.

‘ZAMLAR OYUNU YÜKSELTMİYOR’

– Cumhurbaşkanı Erdoğan seçime giderken kesenin ağzını açtı, bunun etkisi ne olur?

Oylarını yükseltmiyor. Şu nedenle; siz asgari ücretli bir çalışansınız, zam veriyor ama alım gücünüz artmıyor. Miktar artmasına rağmen daha zorlu bir hayat yaşıyorsunuz. Hayat pahalılığında gerileme yok. Tüm zamlardan sonra dahi asgari ücret açlık sınırının altında. Hayatın ucuzlaması alım gücünün artması gerekiyor, zam yapması sorunu çözmediği gibi arttırıyor.

OĞUZ KAAN SALICI KİMDİR?

1972’de Gaziantep’te doğdu. Boğaziçi Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirdi. 2011’de CHP İstanbul İl Başkanı olarak atandı ve Mayıs 2012’de İstanbul İl Kongresinde İl Başkanı seçildi. İstanbul 1.Bölge’den önseçimle milletvekili adayı oldu. 07 Haziran ve 01 Kasım 2015 seçimlerinde 25. ve 26. Dönem Milletvekili seçildi. Dışişleri Komisyonu Üyesi olan Salıcı, Parti Örgütü ve Örgüt Yönetiminden Sorumlu genel başkan yardımcılığı görevini yürütüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir